← Yazılara geri dön

Faiz Artarken Bankalar Neden İlk Başta Daha Az Kazanır?

Faiz yükselince bankaların otomatik olarak daha çok kâr edeceğini düşünürüz. Ama çoğu zaman önce tersi olur. Önemli olan faiz seviyesi değil, bilanço uyumunun hızıdır.

Basitçe bankanın kazancı:
Net faiz marjı = Aktiflerden alınan faiz – Mevduata ödenen faiz

Faiz hızlı yükseldiğinde iki taraf birlikte hareket etmez:

Bu yüzden birkaç çeyrek boyunca banka pahalı fonlama ile ucuz varlık taşır ve marj daralır.

Pasif Taraf ve “Davranışsal Vade”

Bankalar mevduatın gerçek vadesini değil, davranışsal vadesini modeller. Hukuken vadesiz ya da 1 aylık olabilir, ama geçmiş verilere göre banka bunu 2–3 yıl vadeliymiş gibi varsayar. Faiz şokları ve dijital bankacılığın hızı bu varsayımı hızlıca geçersiz kılar; müşteriler parayı anında çekebilir.

Mevduat Türü Hukuki Vade Davranışsal Vade Risk Notu Faiz Şoku Etkisi
Vadesiz Bireysel 0 gün 2–3 yıl Düşük Genellikle stabil
Kurumsal Startup 0–1 ay 1 yıl Yüksek Dijital bankacılık ile hızlı çıkış
Maaş Hesabı 1 ay 3 yıl Düşük Stabil
Tahvil Portföyü 1–5 yıl 1–5 yıl Orta Faiz şokunda değer kaybı

Kredi Riski ve Borç Eritme Etkisi

Faiz artışı genellikle kredi kalitesini zorlar. Takipteki alacaklar (NPL) artabilir. Ama yüksek enflasyon borçlunun reel borcunu eritir. Bu nedenle faiz artışına rağmen kredi portföyü beklenenden daha sağlam kalabilir.

Bankalar Nasıl Kendini Korur?

Bankalar swap ve futures ile sabit getirili varlıklarını değişken faizle dengeler. Bu zararları tamamen ortadan kaldırmaz, ama şoku zamana yayar. Mevduat davranışları öngörüldüğü sürece bankanın vade uyumsuzluğu yönetilebilir. Bozulursa, likidite krizine yol açar.

Zamanla Normalleşme

Faiz şoku sonrası süreç çoğu zaman şöyle işler:

  1. Marj geçici olarak daralır
  2. Kredi kalitesi bir süreliğine baskı altına girer
  3. Yeni krediler yüksek faizden verilmeye başlanır ve kârlılık toparlanır

Özetle, faiz artışı bankalar için kötü değil; etkisi zamana yayılmıştır.